SAP, düşük karbonlu ekonomi modeline geçmeye liderlik ediyor

31.07.2018

Yazan: Laura Marie Kothe

Öncü yazılım firması SAP geçtiğimiz günlerde 2017 yılı Entegre Raporu’nu yayınladı. Raporda toplumsal ve çevresel performanslarının yanısıra 2025’e kadar karbon nötr olma hedeflerinin altını çizdi.

SAP aynı zamanda %100 yenilenebilir elektrik kullanma azminde ve Birleşmiş Milletler’in iklim eylemine öncülük eden 7 insiyatiften biri olarak tanıdığı RE100 koalisyonun bir parçası.

IRENA elektriğin neredeyse üçte ikisinin endüstriyel ve ticari sektörler tarafından tüketildiğini yazdı. Bu, SAP gibi büyük şirketlerin yenilenebilir elektrik kullanmayı tercih etmesinin global alanda düşük karbonlu ekonomiye geçiş üzerinde büyük etkisi olduğu anlamına geliyor. Yenilenebilir enerji türleri birbiriyle yarışır hale geldikçe dünya çapında %100 yenilenebilir kullanmak için harekete geçen tüketicilerin sayısı artıyor.

SAP’nin Global Çevresel Yönetim Müdürü Marcus Wagner’le şirketin karbon ayakizini azaltma yöntemleri ve EKOenerji’nin bu sürece nasıl katkıda bulunduğuyla ilgili konuştuk.

1. SAP’nin 2017 Entegre Raporu’nda CO2 emisyonlarının 2017 yılında 55.000 ton azaldığı belirtiliyor. Bu sonuca ulaşmak için çevre ve iklim politikalarınızda ne gibi adımlar atmanız gerekti?

SAP sürdürülebilir bir kurumsal strateji izliyor ve iddialı çevresel hedefler belirliyor. SAP ISO14001 standardına tabi. Bu standardın en önemli noktalarından biri, firmaların Çevresel Yönetim Sistem’lerini (EMS) düzenli olarak iyileştirmeleri gerektiği. Bu, operasyonlarımızın etki ve alakasını düzenli olarak gözlemlememiz için bir motivasyon kaynağı. Bunun somut bir örneği, firma araçlarının elektrikli araçlarla değiştirilmesi. 2020’de 5.000 elektrikli araca ulaşarak filomuzun %20’sini elektrikle çalışan araçlardan oluşturmayı hedefliyoruz. SAP aynı zamanda 2050’ye kadar gerçekleştirmek için Bilim Bazlı Hedef (Science Based Target) belirleyen ilk Alman şirketi oldu. Bilim Bazlı Hedefler, şirketlerin sera gazı salınımlarını global hava sıcaklığı artışını 2°C’nin altında tutmak için gereken dekarbonizasyonla orantılı bir şekilde azaltmaları için koydukları hedefler anlamına geliyor. Çalışmalarımızı daha sürdürülebilir kılmak için %100 yenilenebilir enerji hedefi koymamız da kaçınılmazdı. SAP 2014’ten beri elektrik tüketiminin %100’ünü yenilenebilir kaynaklardan sağlıyor. Bazı bölgelerde solar paneller aracılığıyla ufak bir miktar elektrik üretiyor ve kalan kısmı piyasadan satın alıyoruz. Kaynağı Yenilenebilir Elektrik Sertifikaları (REC)’lerle kanıtlanan elektrik kullanıyoruz.

2. SAP’nin yenilenebilirleri çevresel stratejisine dahil etmesi ve EKOenerji etiketli yenilenebilir enerji kullanmasından memnuniyet duyuyoruz. Sizi EKOenerji seçmeye iten ne oldu?

EKOenerji %100 yeşil elektrik tercih etme stratejimize uyuyor. Bizi ikna eden, bir yandan uluslararası alanda tanınan bir yeşil elektrik etiketini kullanabilmek ve aynı zamanda Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne katkıda bulunmak oldu. SAP, Birleşmiş Milletler’in 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ni destekliyor ve uygun maliyetli, temiz enerjiye erişimi teşvik ediyor. EKOenerji bu hedefe destek veriyor ve böylece SAP bu hedef doğrultusundaki projelere yatırım yapmış oluyor. SAP, EKOenerji kullanımıyla EKOenerji İklim Fonu’na katkıda bulunarak iklimi koruyan yenilenebilir enerji projelerine katkı sağlamış oluyor.

3. SAP 2025’e kadar karbon nötr olmayı amaçlıyor. Bunun için sıradaki adımlar neler? RE100 ve diğer uluslararası insiyatiflerin gelişimi hakkında ne düşünüyorsunuz?

SAP, “Kaçın-Azalt-Telafi Et” yaklaşımını uyguluyor. Faaliyetlerimizin ana amacı CO2 emisyonlarından kaçınmak ve kaçınamadığımızın da miktarını azaltmak. 2015’te başlattığımız, SAP çalışanlarının havayollarını kullarak sebep olduğu karbon emisyonlarını azaltma programını sürdürüyoruz. Dijital iletişim teknolojilerine yatırım yaparak kaçındığımız iç görüşmesi uçuşlarının yanısıra seyahat ettiğimiz ülkelerdeki hava seyahati için dahili karbon ücreti ayırarak karbon emisyonu ofsetlerini bütçeliyoruz. Bu ofsetleme çalışmasıyla 2017 yılında 135 kiloton CO2 telafi edilmiş oldu.

Önümüzdeki gelişmelerle alakalı olarak “Akıllı binalar”, LEED sertifikası, birleşik ısı ve güç santralleri gibi bina yönetimi alanı ve işbirliği için IT araçları alanlarında yenlikler olduğunu görüyoruz. Ayrıca Çevresel Yönetim Sistemi (ISO14001) ve Enerji Yönetim Sistemi (ISO50001) dünya çapında yaygınlık kazanıyor.

SAP’ye karbon yönetimi konusundaki önderliği ve diğer firmalara örnek teşkil ettikleri için, Marcus Wagner’e de sorularımızı cevaplamak için ayırdığı zaman için teşekkür ediyoruz. EKOenerji, kurum ve bireylerin piyasada bulunan en sürdürülebilir yenilenebilir enerji kaynaklarını seçmelerine yardım edebilmekten gurur duyuyor. Her günkü çalışmamız %100 yenilenebilirliği herkese uygun hale getirmek için.